MAHALLE BASKISI

MAHALLE BASKISI

Birileri gibi düşünmeme ve aynı düşünmediğin kişilerin paralelinde hareket etmemenin karşılığı “özgür Türkiyem” de mahalle baskısı ile veriliyor.Bu tavır , bir zamanlar “mahalle baskısına maruz kalacağız” diye ülkeyi ayağa kaldıran bir kesimin sosyal baskılama ,ötekileştirme ve değersizleştirme politikası haline geldi.

Her tarafta olduğu gibi Aile Hekimleri Dernekleri ve onları barındıran AHEF kapsamında da benzer stratejiyi (bilinçli ya da bilinçsiz) uygulayan kendinden menkul bir grup son genel kurul öncesinden bu yana ,pervasızca sataşıyor,aşağılamaya çalışıyor,ötekileştiriyor.Kendi gibi düşünmeyenlere düşman gözüyle bakmak, kendi davranış biçimlerini benimsemeyenleri cezalandırmak nasıl bir demokrat anlayıştır bilinmez .

Adının  sivil toplum veya meslek örgütü olması o kuruluşun iç hiyerarşisinde mevcut olması gereken demokratik yapıyı değiştirmez.Belli amaçlar için bir araya gelmiş olan insanlar o amaçlara ulaşım yollarını tartışabilir olmalıdır.Değişik bakış açılarını ve düşünceleri değerlendirmeden sadece elitlerin liderliğine mecbur kalınan yönetim şekillerinde demokrasiden veya çoğulculuktan bahsedilemez.

Demokrasi ve çoğulculuğun benimsendiği topluluklarda çoğunluk kararları uygulanır. Ancak bu kararlar uygulanırken karara katılmayan bireyler linç edilmez, ötekileştirilmez. Bu husus demokratik toplulukların bütüncüllüğü için önemlidir.

Şimdi gelelim bizim meselemize; Eskişehir Aile Hekimleri Derneği “acil nöbetleri”  ve devamında “ASM cumartesi nöbetleri” için üye olan olmayan tüm aile hekimlerinin ve ASE lerin davetli olduğu  tartışma toplantıları yanı sıra temsil yetkili ASM delegeleri ile karar toplantıları yapmıştır.Bu toplantılarda AHEF kararları, yönetim kurulu üyelerinin kişisel kanaat ve yorumları, katılımcıların düşünceleri ortaya konmuş ve neticede “acil nöbetlerine % 64 katılmama” , “ASM cumartesi nöbetlerine % 70 üzeri katılma” kararı alınmıştır. Acil nöbetleri için alınan eylem kararı nedeni ile aynı fikirde olmayan arkadaşlarımıza hiçbir baskı uygulanmamış ,kendi kararları nedeni ile dışlanmamış, aforoz edilmemiştir.Cumartesi ASM nöbetleri için eylemsizlik kararı verilmiştir . Dernek yönetimi buna uyacak,  aynı fikirde olmayıp eylem yapmak isteyen üyelerini de saygıyla karşılayacaktır.Yönetimin bu tavrı elitist paranoya içerisinde olmamasından kaynaklanmaktadır.

Genel Türkiye manzarasına baktığımız zaman ki: en geniş resim AHEF çerçevesi içerisinde duruyor.Koca koca dernek başkanları,koca koca doktorlar…Nöbete gitmedim diye böbürleniyor,fotograflarla face mesajları atıyorlar.Hatta bazıları kendilerine gelen soruşturma evraklarını yayınlıyorlar.Sonra dönüp eyleme katılmayanlara sallıyorlar “ Grev kırıcıları,yalakalar, IQ  düşük adamlar vs.” diye. Dernekler bütün enerjilerini giden gitmeyen hesabı üzerine harcıyor.Eylem kararına uymayanlar için ikna ziyaretleri yaparak baskı altına almaya çalışıyorlar.Bu öyle ürkütücü mahalle baskısı ve  cadı avı ki ; o face de resim veya “delikanlılık belgeleri” koyan kişiler av olmamak için avcı rolünü de  aynı anda oynamak zorunda kalıyorlar.

Yazık…dostları düşman,insanları pişman ediyorlar.Bir İlin Dernek yöneticilerinden biri rapor alarak “nöbete gitmeme”  eylemi yapıyor.   Bunun  açılımı; kurumdan korkuyorum ama sizlerden daha çok korkuyorum demektir.

Kendi derneklerindeki üyelerine veya illerindeki Aile Hekimlerine hoşgörüsü olmayandan başka şehire şefaat beklemek tabii ki hayalciliktir. Eskişehir’i ağzına dolayan hadsizler de , dolu boş konuşanlar da; oturup  “acaba nerede yanlış yapıyoruz” diye düşünmelidirler.

04.02.2015,Eskişehir

Okunma Sayısı: 1034


YAZI İLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİNİZİ YAZAR İLE PAYLAŞIN