UZAKTAN HASTA DEĞERLENDİRME SİSTEMİ RAPORU EKİM 2026

 

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün 1 Kasım 2026 tarihi itibari ile uygulamaya koymayı planladığı aile hekimliğinde uzaktan hasta değerlendirme sistemi ile ilgili çalışmaları Eskişehir Aile Hekimleri Derneği (ESAHED) olarak yakından takip ediyoruz.

ESAHED olarak birinci basamak sağlık hizmetlerinin kişiye yönelik koruyucu, tanı, tedavi ve rehabilite edici her evresinde her türlü çağdaş sağlık hizmeti sunumunu destekliyoruz. Aile hekimlerinin nasıl ve ne şekilde hizmet vereceğinin hukuki altyapısının ve tıbbi gerekliliklerin ortaya konması ve hastalarda mağduriyet oluşmaması için UHDS uygulamasına geçilmeden önce çalışma saatleri, poliklinik hizmetleri, hukuki ve tıbbi gerekçelerin açıkça belirlenmesi, her türlü suistimal ve hukuki durumlara karşılık önlem alınması gerekiyor.

Bu maşla Eskişehir ilinde görev yapan aile hekimlerinin görüşlerini almak amacıyla bir çalışma yaparak ESAHED UHDS raporumuzu hazırladık. Günümüzde ikinci basamak sağlık hizmetlerinde ve sağlıklı hayat merkezlerinde kullanılan UHDS hizmeti ikinci basamak sağlık hizmetlerinin yapısı itibari ile belirli branşlarda ve daha spesifik tanı, takip ve tedavi için kullanılmaktadır. Aile sağlığı merkezlerinde ise kronik hastalıkların takibi, rapor yenilenmesi vs, birinci basamakta başvuran hastaların çeşitliliği, ilk başvurulan merkez olması ve sıklıkla akut hastalıkların başvurması nedeniyle uzaktan hasta değerlendirme açısından ciddi tıbbi riskler oluşturacağı endişesi hasıl olmaktadır. Diğer sağlık hizmetlerinden farklı olarak aile sağlığı merkezleri vatandaşların rahatlıkla ulaşabileceği, her bölgeye/mahalleye konumlandırılmış ve sağlık hizmetlerine erişiminin en kolay olduğu sağlık kurumlarıdır.

Sağlık İstatistikleri Yıllığı-2025 raporuna göre; 2025 yılında toplam hekime müracaat sayısı 1 milyar 138 milyondur. Toplam 30.000 aile hekimi tarafından 466 milyon (%40,9) müracaata hizmet verilirken; ikinci ve üçüncü basamakta çalışan toplam 200.000 hekime 667 milyon (%58,7) müracaat yapılmıştır. Raporda  birinci basamak sağlık hizmetlerinde başvuru sayısının çok fazla olduğu anlaşılmaktadır. Bir aile hekiminin ortalama günlük ortalama poliklinik sayısını, koruyucu hekimlik hizmetleri, kurum ve vatandaşlardan gelen rapor vs talepleri ve sunumunu yaptığı diğer hizmetler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, getirilen yeni uygulama mesai planlaması yaparken uzaktan sağlık hizmeti ve ayaktan başvuran hastalar arasında sorunlar olmasına neden olabilecektir.  HYP, poliklinik hizmet sunumu, bağışıklama hizmeti gibi hizmet sunumu yaparak yoğun çalışan aile hekimlerinin  iş yükünün ciddi artmasına ve motivasyon kaybına neden olacaktır.

Anne karnına düştükten itibaren her yaşa ve her hastalık grubuna hizmet veren, vatandaşın en kolay ulaştığı sağlık hizmeti olan aile hekimliği birimleri, aynı zamanda hastaların beklentilerinin fazla olduğu sağlık kurumudur. Hastaların ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinde uzmanlık alanlarına takipli hastalıklarıyla başvurması, randevu sisteminin hastanelerde aktif kullanılması ve ayaktan hasta başvurusunun çok az olması bu merkezlerde UHDS planlamasını kolaylaştırmaktadır. İkinci basamak sağlık kurumlarında hastalar uzmanlık alanlarına sadece ilgili uzmanlık alanı hizmetini içeren taleplerle başvururken; birinci basamağa her türlü sağlık hizmeti talebiyle başvuru yaptığı için UHDS kullanılırken suistimal içeren başvuruların yoğun olması günümüz de halkın sağlık okuryazarlık düzeyi değerlendirildiğinde kaçınılmaz olacaktır. ASM’lerde ayaktan hasta başvurusunun fazla olması, akut hastalıkların başvurusunun çok sık olması, sürekli kullanılması gereken ilaç reçeteleme talepleri, istirahat raporu, ehliyet raporu, okul raporu vs gibi vatandaşların taleplerinin en yoğun olduğu sağlık merkezleri olması nedeniyle UHDS uygulamaları açısından ikinci/üçüncü basamak sağlık hizmetlerine göre çok daha dezavantajlı merkezlerdir.

 İl-ilçe merkezlerinde gelişmiş internet altyapısı kullanılan hastanelerde UHDS sistemi sorunsuz kullanılabilecek olmasına karşın; ülkemizin köylerinden beldelerine kadar bir çok yerinde, hemen her mahallesinde bulunan ASM’lerde internet altyapısı ile ilgili ciddi sorunlar mevcut, bazı aile sağlığı merkezlerinde meslektaşlarımız özel mobil internetlerini kullanmak zorunda kalabilmektedir. Hizmet talebinde bulunacak hastaların kullanacağı internet altyapısı, bağlantı sorunları, görüntü-ses kalitesi gibi sorunlar doğru iletişim oluşmasında sorunlara neden olabileceği değerlendirilmektedir. Hizmet sunumunda aile hekimlerinin hizmet sunum aracı olarak kullandığı gerek Bakanlık gerekse Sağlık Müdürlüğü aracılığı ile hizmet alınan kurumların kullandığı tüm elektronik sistemlerin (SBAHBS, SİNA, REÇETEM, SGK MEDULA, E-RAPOR, laboratuar vb) sürekli olarak hata vermesi, UHDS sistemi ile ilgili de sorunlar yaşanacağı konusunda endişeleri güçlendirömekte; bağlantı sorunu, sistemsel sorunlar vs nedeniyle hastalarla sorun yaşanmasına, ayaktan başvuran hastaların poliklinik işlemlerinde gecikmelere, ASM işleyişinde aksamalara neden olacağı düşüncesini artırmaktadır. UHDS uygulamaları kullanılırken bir çok merkezde yanında kimse olmadan tek başına hizmet sunumu esnasında oluşabilecek sözel ve fiziksel şiddet durumlarında ne yapılacağı, kayıtların nasıl tutulacağı, adli sürecin nasıl ilerleyeceği belli değildir. Mevcut UHDS sisteminde görüşmelerin 6 farklı seçenekle sonlandırılması sağlanmış ancak “Görüşme uygunsuz durum/talep nedeniyle sonlandırılmıştır” şeklinde bir seçenek olmadığı görülmüştür. Bu durum yaşanabilecek olumsuz olaylara karşı sağlık personelini hasta ile karşı karşıya bırakmakacaktır. ESAHED olarak modern tıbbın tüm gerekliliklerini kullanmayı ve çağdaş uygulamaları desteklediğimizi yineleyerek, hukuki altyapısı belli olmayan, sınırları açıkça belirlenmemiş UHDS uygulamasının olumlu sonuç vermeyecğini düşünüyoruz.

 UHDS uygulamasına geçilmeden önce:

  1. Uzaktan sağlık hizmetlerine ilişkin yasal düzenlemelerin ve hekimlerin sorumluluklarının netleştirilmesi
  2. Uzaktan sağlık hizmetlerinin hangi hastalarda ve hangi durumlarda kullanılacağının açıkça belirlenmesi
  3. Uzaktan sağlık hizmetlerinin hangi hastalarda ve hangi durumlarda kesinlikle kullanılmaması gerektiğinin açıkça belirlenmesi
  4. Uzaktan sağlık hizmetleri ve poliklinik hizmetleri için yeterli zamanın ayrılması, ASMdeki tüm sağlık hizmetlerin gerekliliğine uygun şekilde planlanması
  5. Aile hekimlerine uzaktan sağlık hizmetleri konusunda eğitim verilmesi
  6. Güvenli ve kullanıcı dostu bir dijital sağlık platformunun oluşturulması
  7. UHDS uygulamalarını teşvik etmek amaçlı ek ücretlendirme ve finansman modeli oluşturulması
  8. UHDS ile ilgili teknik destek verecek donanımlı personel sağlanması
  9. UHDS hizmetinden faydalanacak hastaların ön başvurusu/ önceden belirlenmesi ile bu hasta gruplarında sağlık okuryazarlığının artırılması
  10. Hastaların hangi talepler/hastalıklar ile başvurabileceğinin bilgilendirilmesi/sınırlandırılması
  11. Hastaların UHDS yasal mevzuatı konusunda bilgilendirilmesi, UHDS’nin asla fizik muayene yerine geçmeyeceğinin bilgilendirilmesi ve hastanın veya yasal vasisi/velisinin bu durumu onaylaması
  12. Hastanın kullanacağı teknolojik altyapının uygun olması konusunda gerekli önlemleri alması, aksi taktirde bağlantının sağlanmaması
  13. Uygunsuz ilaç talebi, uygunsuz rapor talebi, başkası adına muayene olma, il dışı/yurt dışı UHDS sistemini kullanarak ilaçların başkası adına teminini sağlama vs gibi her türlü suistimal durumlarında hastalara adli işlemlerin başlatılması, bu hizmetten bir daha yararlanmamasının sağlanması
  14. Sözel veya fiziksel her türlü uygunsuz davranışa karşılık adli işlemlerin başlatılması, bu kişilerin UHDS’den bir daha yararlanmamasının sağlanması Konularında hukuki altyapısı oluşturulmuş, mevzuat ile açıkça sınırları belirlenmiş ve UHDS ile ilgili hem hekim hem de halk eğitimine öncelik verilmesi gerektiğini vurgulamak istiyoruz.

Tüm bu veriler doğrultusunda, UHDS sisteminin engelli bireyler, yaşlı hastalar, hareket kısıtlılığı olanlar, evde bakım hastaları, sağlık kuruluşuna ulaşımda güçlük yaşayanlar, kronik hastalığı olanlar gibi hasta gruplarında uygun şartlarda olmak kaydı ile izlem ve takip amaçlı, koruyucu sağlık hizmetlerinde kullanılabileceğini değerlendirmekteyiz. Uzaktan sağlık hizmetinden yararlanmak isteyen hastaların öncesinde kayıtlı olduğu Aile Hekimine bizzat ilk başvurusundan sonra, aile hekiminden ön-onay alarak "uzaktan sağlık hizmeti alabilecek hasta grubu" sınıflamasına dahil olması; daha sonra UHDS’den yararlanmasının sağlanmasının son derece faydalı olacağını düşünüyoruz. Böylece aile hekimi UHDS hastasını daha yakından tanıma/bilme fırsatı olacak; hasta da hangi şartlarda UHDS ile değerlendirilebileceğini öğrenme fırsatı bulacaktır. Ön onay ile "uzaktan sağlık hizmeti alabilecek hasta grubu" sınıflamasının olması oluşabilecek suistimallerin de önüne geçecektir. Fiziki muayene gerektiren hastalıklar, yanlış ve gecikmiş tanı, hukuki sorumluluk, KVKK, hasta-hekim iletişiminin yetersiz kalması, iş yükü ve mesai planlaması, teknik sorunlar, hastaların UHDS’yi suistimal etmesi gibi konularda hukuki alt yapı oluşturulmadan, gerekli mevzuat düzenlemeleri yapılmadan UHDS’nin başlatılmasının yukarıda bahsettiğimiz ve öngörülemeyen bir çok sorun ortaya çıkması ve insan hayatına mal olabilecek sonuçlar doğurabileceğinden endişe ediyoruz. Acil durumlar, akut hastalıklar, fiziksel muayene gerektiren durumlar, psikiyatrik muayene, yaş ve tıbbi durum nedeniyle özel hasta grupları (bebekler, gebeler, ileri yaşta yeni açıklanamayan belirtiler vb), her türlü rapor talebi, teknik sorunlar nedeniyle karar verilememesi, adli olaylar gibi durumlarda hem hasta hem hekim güvenliği açısından UHDS uygulamasının mevcut hali ilekullanılmamasını tüm meslektaşlarımıza ve hastalarımıza öneriyoruz.

 

ESAHED